bu ürün 1 iş günü içerisinde kargoya teslim edilmektedir.
yazar: |
|
sayfa sayısı: |
176 |
cilt tipi: |
karton kapak |
kağıt tipi: |
kitap kağıdı |
boyut: |
13.5 x 21 cm |
ramazan’ın son
on gününde minârelere, “elvedâ ey şehr-i ramazan!” mahyâsı asıldığında ya da
yanık sesli hafızların, “elvedâ ey şehr-i ğufrân” ilahileri duyulduğunda her
yaştan insanı bir ağlama hâli tutar; ihtiyar ağlar, kadın ağlar, çocuk ağlar,
köy ağlar, şehir ağlardı. hafızların mukâbelelerinin, vâizlerin söz ve
üsluplarının konuşulduğu iftar sofralarında, buruk bir sesle, “bugün de gitti…”
derdi âile büyüğü. son iftarda gözler dolar; herkes, “seneye yâ nasip…” der;
fakat kimse “bu yıl da ramazan bitti.” diyemezdi. zordu, “ulu hocamız ramazan-ı
şerîf gitti…” diyebilmek. son teravihte câmiler, içinden cenaze çıkan evler
gibi hüzne bürünürdü. ramazan’a “elvedâ” demek kutlu bir insanı âhiret’e
uğurlamak kadar acı gelirdi yüreklere... tahammülü de, telaffuzu da zordu...
vâiz, ramazan’la câmiye gelen berekete; çocuk, sokakta her gördüğünde şeker
veren ihtiyar amcanın merhametine; sütçü, selamsız geçmeyen mahalle halkının
nezaketine; kadın, çorbadaki tuzu mevzu etmeyen beyinin zerâfetine ağlardı.
"elvedâ" ile başlayan cümleler mahyâcının elinde, okuyanların ise
boğazında düğümlenirdi.