İletişim Bilgileri

Deha Kitap Dağıtım

Güvenilir Şirket
  • Yetkili Kişi: Mehmedi Bahaddin Canbaz
  • Telefon numarası: +90 (312) 310-56-19, 13:00 ila 19:00 arasında arayınız
  • MSN: cahidmehmedi@hotmail.com
  • Skype: www.dehakitabevi.com
  • Adres: Anafartalar Cad. Ulus Şehir Çarşısı No: 3/135 Ulus / ANKARA Çalışma saatlerimiz: 13.00-19.00 arasıdır. Öğleden önce gelmeyin dağıtımda oluyoruz., Altındağ, Ankara, 06030, Türkiye

Çalışma Saatleri

Temsilciliklerimiz

Sitedeki güncellemeler

Şiirler 2

02.05.2012 19:42

Kimdir o gelen?
Zifiri karanlığı delen,
En umutsuz anda ansızın
Kapımızı çalı veren…

Çaresizlerin iniltileri kulak tırmalarken
Kız ve erkek tüm çocukların feryadı gökleri inletirken.
Ortalık kan gölüyken
Kimdir o gelen?

Hz. Muhammed’ül Emin (s.a.v.)
Sen miydin gelen efendim.
Sen miydin hanemize şeref veren
Sen miydin müjdelerle gelen
Sen miydin, beni bana bildiren
Sen miydin can evime canan gelen
Aleme rahmet inen
Sen miydin efendim
Haktan halka elçi gelen
Affeyle habersizdim,
Ellerim bağlıydı çaresizdim
Ateşler içinde, alevdeydim.
Sana layık bir hazırlığım yoktur ama
Beni sana adadım.
Adağımı kabul buyur.
Bir burakla selam yolladım.
Selamıma ihsan buyur,
İkram buyur, iltifat eyle haneme
Gel bu gün sineme sultanım.
Ümmete rahmet oldun.
Şefaat eyle kerem buyur.
Hacı bayram 9-4-2006 15-40
Selam sana ey efendim
Bugün selat eden bendim
Boynum bükük kapına geldim
Anmaya, yanmaya, bulmaya geldim.

Bu ne hüzündür bir asırdır,
Biz senden sen bizden ayrı mı kaldın yıllar yılıdır
Bugün ben sana geldim, artık bu perdeyi kaldır
Hasretin ateşi kuşatırken alemi vuslatın zamanıdır.

Alem-i İslam’ın hali hiç bu kadar olmamıştı hazin
Özgürlük narasında esir olduk halimiz çok vahim
Düşmana hizmetkâr olduk, dosta düşman
Kardeşler kavgada gel aramızı bul efendim

Bir nesli hazin meydana getirdiler ki bu milletten
Sana benzememek marifetmiş bıktık biz bu illetten
Sana sığındım sultanım çağdaşlık denen rezaletten
Gel efendim kurtar bizi bu çağdaş esaretten

Kana bulandı her yer cümle İslam Coğrafyası
Alt üst mü oldu bilmem bu ümmetin kimyası
Yok mudur tefrikayı ortanda kaldıracak ?
Yine sana kaldı efendim ümmetinin ihyası

Bilirim çare sarılmaktır hep birlikte Allah’ın ipine
İman edip yeniden Allah’ın indirdiğine
Tüm kılavuzları yok edip ortadan,
Uymalı Hakkın Kelamı Kur’an ve Sünnetine

İttihad-ı islam ile mümkündür ancak alemin ihyası
Bu sancak altında toplamalı cümle nası
Bir araya gelmeli artık bu bedenin azası
Derhal tevhidin edilmeli hem edası hem kazası

Bir ben değilim elbet böyle nâçar feryat eyleyen
Sana hasret, Sana aşık, Sana müştak, Seni özleyen
Bir ben değilim elbet efendim seni bekleyen
Gel efendim, nurunla, gel efendim hükmünle
Sünnetinle, vahyinle, müjdenle gel efendim

4-4-2006 19:36 hacıbayram
Şimdi seni bekliyorum Efendim
Boynu bükük, üzgün
Şimdi seni bekliyorum Efendim
Çaresiz ve yorgun

Anlayan yok halimin dilinden
Senden başka tutacak da yok elimden
Ahu eninim yükseliyor derinden
Kan akıyor sanki yaralarımdan ta gönülden

Ne isterler ki Efendim
Sana ve sevdiğine ayırdığım O yerden
Açılan savaş kuşattı bizi her yerden
Dön gel Efendim gittiğin o yerden

Ne barınma hakkı var bize
Ne arınma hakkı ulaşmak için size
Seni anmak suç, seni sevmek suç
Gel ey sevgili yerleş kalbimize

Devletlerimiz, nimetlerimiz yetmedi mi ki onlara?
Ne istediler bizden, göz diktiler yavrularımıza?
Sadece sevmiştik, neden savaş açtılar sevdamıza?
Gel Efendim! Dünyayı verdik yetmedi mi onlara?

Gel Efendim her yanımız kan kırmızı?
Doğmadı bir türlü şeyda yıldızı
Düşmanın dinmiyor hiç hızı
Gel Efendim! Kurtar bu kimsesiz yalnızı…

Kaç bahar geçti ki bilmem sizsiz, kimsesiz…
Her rebiül evvel gözlerim kapıda, dilim sessiz.
Ebrehe kaç defa saldırdı Kâbe’mize, kıblemize
Gelirsin sandık, bekledik, yılmadık, bıkmadık Efendim
Gel efendim gel, bu ümmet bekliyor senin gibi bir el
Gel Efendim gel, bu ümmet seni çok özlüyor gel
Gel efendim gel, kardeşliğimiz adına, göz yaşının yadına
Yalnız bırakma bizleri, bir kerecik olsun göster cemâlini
Sonra ya bizi de yanına al ya sende bizimle kal
Ama geç kalma sultanım, Efendim
atla Burak’ına
Cibril’i de al yanına
Çar-ı yari güzin ile
Tez yetiş imdadımıza…
6-4-2006 11:28 Hacıbayram

Ey vefa
Ey vefa hangi köşeye sıkıştın öyle
Ey vefa öyle sıyrılıp gitmek var mıydı aramızdan?
Ey vefa bu gidiş isminin hangi köşesinde saklı?
Yemin olsun adına ki, şimdi insanlar senden bînasip
Hem sana, hem bana, hem kendine bîvefa
Söyle bana ey vefa sen mi, ben mi kim haklı?
Böyle yalnızlığı mı bana gördün reva?
Ey vefa! Dön gel artık aziz yurduna?
Güvenme çürüktür, kurdun postuna…
Gel ey vefa, gel ki gölge düşürme adına….
Seninle varoldu, hayat buldu sevda
Seninle saltanat sürdü hanlar, beyler paşalar…
Seninle hükmetti obalar, iller, devletler…
Seninle hun oldu anneler, babalar…
Gel ey vefa gel ki gölge düşmesin adına

4-4-2006 22:46 Gökçediyar
Ey Vefa 2
Ey vefa neyledin dostlarını?
Akı kayra mı yeğledin?
Neden ayırdın yollarını
Bağrım açık gel yorma kollarımı…
6–6–2006 14:50 hacı bayram
Ey Para
Ey para bu nasıl iştir?
Bu gidiş nereyedir?
İnsanların yüreğine açtığın onulmaz yara da nedir?
Esiri edeceğim seni Hakkın?
Yok bu zulmü etmeye hakkı n.
Bir bir alacağım bütün kalelerini
Kıracağım tagutun ellerini
Boşa çıkartacağım kirli emellerini
Haberin olsun ey Para
Senin Hakkın esiri kıldım
Sen mahvoldun ben ayaktayım
Hakkın adına seninle savaştayım.

5-4-2006 10:30 Hacıbayram
Koca Dağ
ey büyük şehrin koca dağı
devirmeye mi yeltendi seni şehirdeki üç beş ayı
sen kardelenler açan yamaçlarınla
başında erimeyen kar dinmeyen rüzigarla
bilirim yine meydan okursun
sahralara, illere, beldelere, kirli ellere

senin yosunun iş görür,
onların ki beyin çürütür
yosunlu kayalarınla
çiğdem açmış yamaçlarınla
bahara müjdesin ey dağ
sen yine gözdesin
ortalıkta öyle paçavra değil
vazgeçilmez sinelerde, özdesin
selam senin, karlı başına,
taşına, toprağına, yamacına
inanırım ulaşacaksın amacına
17–5–2006 18:08 Hacı Bayram
Zor Şiiri
tarifi zordur zorun
çiledir, imtihandır.
Karanfil değil zağferandır,
Misk değil katrandır.

Zoru anlatmak zor
Beladır, musibettir
Yağan yağmur değil derttir…
Zorun zoru sabretmektir.

Zordur ağlarken gülebilmek,
Kızınca bir tebessüm etmek,
Zordur beklemek, beklemek…
Bir bebek gibi emeklemek.

Gelen zordur, giden zor
Bir tek anlayan olmuyor.
Göz bakıyor, bakıyor…
Kimseler görmüyor.

Zorun zoru da var.
Sonra zorsuz bir diyar.
Ve ardından yar….
Zordan bize kalan yadigar.
24.4.2006 Hacı Bayram
Yorgunluk Bestesi
Bir yorgunluk bestesidir bu,
Düğüm düğüm, her kıvrıma işlenmiş
Her yanı ayrı bir köpek tarafından dişlenmiş,
Bir yorgunluk bestesidir bu,
Her köşesi işgalde, her yanı yakılmış, yıkılmış,
Her köşesine bir kulübe taşınmış.
Bir yorgunluk bestesidir bu
Yürekleri tırmalar sesi
Ağlamaklı bir çocuğun dedesi, ebesi, annesi
Bir yorgunluk bestesidir bu,
Gözlerde dalgınlık nişanesi,
Yüreklerde dargınlık hissi,
Bir yorgunluğa bin hüzün eklenmede her gün
Notası artmada bu bestenin,
Noktası kayıp, kaçkın,
Sağır mıdır bilmem ne kadar yığın.

6.6.2006 Hacı Bayram

Perde
Yalnız Ummanlara koşan beyaz atlılar,
Üçler, beşler, yediler kırk kanatlılar.
Hangi kitabın arasıda gizli kaldılar
Kaç gece, sabaha uyanmadılar

Dertleri der(d)gâh olan çilekeşler,
Senelerdir bir Hızır beklemedeler,
Gözler donuk hâlâ gözlemedeler,
Kaçıncı sayfasındaydı kitabın düşünmedeler.

Bu kaçıncı baharın özleminde geçen kıştır, bilmem.
Ağlarım senelerdir de bir kerecik olsun gülemem.
Düğümler içinde kördüğüm oldum çözemem.
Yaşasam yaşayamam, ölsem ölemem.

Hak nedir, Hakikat nerde?
Perde üstüne yetmiş bin hicap perde?
Perdeler içinden gel bir bak bu derde,
Bakar bakarda bir türlü göremem….

Yıllar yılıdır yanmak ya da yakılmak?
Ateşten bihaber her kora atılmak,
Yetmezmiş gibi an be an yıkılmak
Mahkûmu olduğum suç nedir, bilmem…

Ben garibim, Mehmedî perişan
Her anıma pişman bir nişan
Söylediğim değildir isyan
Dayana bilirsen gel sen dayan.
26/6/2006 Hacı Bayram 15.53

Mesajlar

Can kuşu uçar da konacak bir dal arar,
Yüksekte geçen tek zarar,
Dolaşır da kendini beyhude yorar,
Ah ki gönlüm yıllardır dost u sadık’ı arar

Selamı ekledim ol Rahmanın Kelamına,
Duamı ekledim dostumun kemaline
Hayır diledim ömrünüzün her bir gününe,
Hep birlikte erelim sultanın cemaline.

Sev, yaratanı
Tanı Rahmanı
Oku Kur’an’ı
Ondan sonra gör canda cananı

Ey vefa neyledin dostlarını,
Akı karaya mı yeğledin,
Neden ayırdın yollarını,
Bağrım açık gel yorma kollarımı.

Bir hayalin peşinde ben
İlden ile savrulur dururum
Her gün her gece seyyah
Daim durmaz yorulurum

Geldim Efendim (s.a.v.)
Bırakıp tüm yüklerimi
Terk edip dileklerimi
Tek edip isteklerimi
Kapına geldim efendim

Gecelerden yola çıktım
Sabahlara çok acıktım
Ben seninle doyacaktım
Doymaya geldim efendim

Ahir zaman zorlu zaman
Burda herkes benden yaman
Bana vermediler eman
Emana geldim efendim

Dertle doldu bu yüreğim
Kaldıramadı bileğim
Seni görmek tek dileğim
Dermana geldim efendim

Gece gündüz her bir yerde
Derman arardım bin derde
Durmaz yüreğim söylerde
Fermana geldim efendim

Mehmedî’dir bu söyleyen
Derdini derman eyleyen
Daim yârini gözleyen
Görmeye geldim efendim

21.06.2006
Hacı bayram 18:52

Sonu Derman Değil Mi?
Bunca dertlerimin
Sonu derman değil mi?
Çaresiz çektiklerimin
Sonu derman değil mi?

Gece gündüz ektiklerimin
Kendime ettiklerimin
Seyrine gittiklerimin
Sonu derman değil mi?

Ahu enin sonrasında
Yalnızlığın ortasında
Garipliğin rotasında
Sonu derman değil mi?

Mehmedî biçare Sin
Derman onu neylesin
Gece gündüz inlesin
Derman onu beklesin…
24.6.2006 c.tesi
Hacı Bayram

İnle kardeşim inle
İnleyenleri dinle
Kurtulacak bu dava
Seninle hey seninle

Şafaklara az kaldı,
İnleyenler çoğaldı,
Bak kervanlar yol aldı,
Seninle hey seninle

Dağlarda ovalarda
Çeçenya’da Bağdat’ta
Kurtuluş var yakında
Seninle hey seninle

Ey örtüye bürünen
Ben müslümanım diyen
Kıyamın vakti geldi
Seninle hey seninle

Kaleler bak çoğaldı
Mücahitler yol aldı
Kıyama haber saldı
Seninle hey seninle

Filizlenin yeşerin
Hakkından gelin şerrin
Kıyamı var her devrin
Seninle hey seninle

Uyuyanlar uyansın
Unutma müslümansın
Hak meşalesi yansın
Seninle hey seninle
24.6. 2006 – 16. 56
Hacı Bayram